İÇTİHAT DEĞİŞİKLİĞİ : ŞİRKET ORTAĞINA 89 HACİZ İHBARNAMESİ GÖNDERİLEBİLECEĞİ

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
2016/16795 E.
2016/23990 K.

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı; şikayetçi vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, şikayetçinin ortağı olduğu takip borçlusu Park .... .... ..... San. Tic. Ltd. Şirketi aleyhine yapılan takipte, şikayetçiye, İİK'nun 89/..., ... ve .... maddeleri gereği haciz ihbarnamesi gönderildiğini, oysa şirket ortağının borçlu şirket yönünden üçüncü kişi sayılamayacağını ileri sürerek haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece şikayetin kabulüne karar verdiği anlaşılmıştır.

İİK'nun 89/.... maddesine göre; hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi). Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca ..., ... ve ... üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.

6102 sayılı TTK'nun 124. maddesinde; limited şirketlerin sermaye şirketi olduğu, aynı Kanunun 125. maddesinde; ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği haiz olup, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilecekleri ve borçları üstlenebilecekleri, aynı Kanunun 128. maddesinde ise; her ortağın usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı, şirkete karşı borçlu olduğu hükme bağlanmıştır.

.... ...... Danş. San. Tic. Ltd. Şirketi'nin borcu için ....06.2014 tarihinde tebliğ edilen 89/... haciz ihbarnamesinin incelenmesinde; borçluların, şikayetçi üçüncü kişi nezdinde bulunan istihkak, hak ve alacaklarının icra dosyasına yatırılmasına karar verildiğinin bildirildiği görülmektedir.

Kural olarak, borçlunun her türlü mal ve hakkı haczedilebilir. Haczedilmezlik için İcra ve İflas Kanununda veya özel kanunlarda açık hüküm bulunması zorunludur. Diğer bir anlatımla bir mal veya hakkın haczedilemeyeceğinin kabul edilebilmesi için, bu konuda açıkça bir kanun hükmünün varlığı veya maddi hukuk anlamında o mal veya hakkın satış ve devrine engel yasal bir düzenlemenin bulunması şarttır. Şirket ortağı, ortağı olduğu şirket tüzel kişiliğinden ayrı bir kişiliğe sahip olup, TMK anlamında gerçek kişi olduğundan şirkete göre üçüncü kişi sayılır. TTK'nun yukarıda açıklanan maddeleri uyarınca şirket ortakları, şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettikleri sermayeden dolayı şirkete karşı borçlu olduklarından ve borçlu şirketin, şirket ortağındaki sermaye alacağının haczine engel yasal bir düzenleme de bulunmadığından sermaye alacağının haczi mümkündür. Kaldı ki, borçlu şirketin, üçüncü kişi şirket ortağı nezdinde, sermaye borcu dışında tamamen özel hukuktan kaynaklanan ve paraya çerilmesi mümkün, İİK'nun 89. maddesi kapsamında haczedilebilecek nitelikte başkaca hak ve alacaklarının bulunabileceği de kuşkusuzdur.

Dairemiz; şirket ortağının, borçlu şirket yönünden üçüncü kişi sayılamayacağından dolayı şirket ortağına 89/... haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceği görüşünde iken, HGK'nun ....05.2016 tarih ve 2014/...-1078 Esas numaralı içtihadı doğrultusunda ve yukarıda açıklanan olgular karşısında içtihat değişikliğine gitmiş olup, Dairemizin değişen içtihadına göre; şirket ortağı, borçlu şirket bakımından üçüncü kişi sayılacağından, şirket ortağı olan şikayetçiye 89/... haciz ihbarnamesi gönderilmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

O halde mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ
: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren ... gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ........2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

KAMBİYO TAKİBİ "OKUR YAZAR OLMAMA" İMZAYI GEÇERSİZ KILMAYACAĞI

T.C
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2016/24332
KARAR NO.2016/21434
KARAR TARİHİ.13/10/2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

>KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS TAKİBE "OKUR YAZAR OLMAMA" YÖNÜNDE İTİRAZ EDİLMESİ, OKUR YAZAR OLMAMANIN İMZAYI GEÇERSİZ KILMAYACAĞI.

ÖZET: Bono’daki keşideci imzasına “Okur yazar olmama“ yönünden itirazda… “Okur yazar olmama, dayanak bonodaki imzayı geçersiz kılmayacağı gibi borçlunun başka belgelerde parmak izi kullanmış olması da dayanak bonodaki imzanın geçersiz olduğuna karine teşkil etmez.


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 24/05/2016 tarih, 2016/1769 Esas - 2016/14593 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emirinin tebliği üzerine borçlunun yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak okur yazar olmadığını, mühür ve parmak izi kullandığını ileri sürerek imza itirazında bulunduğu,

mahkemece, borçlunun parmak izi ve mühür imza kullandığı gerekçesi ile itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesine karar verildiği,

mahkeme kararının alacaklı tarafından temyiz edildiği, Dairemizin 24.05.2016 tarihli, 2016/1769E- 14593 K. sayılı ilamı ile “Somut olayda, mahkemece, borçlunun imzaya itirazı hakkında bilirkişi incelemesi yapılmamış, alacaklı tarafından takibe konu senedin borçlunun kızı tarafından düzenlendiği açıkça kabul edilmiştir. Bu durumda, alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından Dairemizce kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir” gerekçesi ile düzeltilerek onandığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında bulunan alacaklı vekilinin 03.12.2014 tarihinde UYAP sisteminden verdiği cevap dilekçesinde; takibe konu senedin borçlunun kızı ... tarafından tanzim edildiğini beyan etmiş, ancak adı geçen kişi tarafından imzalandığını beyan etmemiştir.
Senedin tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776/1-g maddesi uyarınca, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "düzenleyenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur.

Somut olayda, takibe dayanak yapılan senette tanzim edenin imzasının bulunduğu görülmektedir. Okur yazar olmama, dayanak bonodaki imzayı geçersiz kılmayacağı gibi borçlunun başka belgelerde parmak izi kullanmış olması da dayanak bonodaki imzanın geçersiz olduğuna karine teşkil etmez.

Bu durumda mahkemece senetteki imzanın itiraz eden borçluya ait olup olmadığı hususunda huzurda imza örnekleri de alınmak suretiyle, İİK'nun 170/3.maddesi kapsamında aynı kanunun 68/a maddesinin 4.fıkrasına göre yöntemince bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24/05/2016 tarih, 2016/1769 Esas - 2016/14593 Karar sayılı düzelterek onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13/10/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.
 

SENEDİ DÜZENLEYEN "PROTESTO" EDİLMEDİĞİ İÇİN HAMİL, LEHTAR VE CİRANTAYA MÜRACAAT

6102 sayılı TTK II - Protesto1. Süreler ve şartları
MADDE 714- (1) Kabul etmemenin veya ödememenin, kabul etmeme veya ödememe protestosu denilen resmî bir belge ile belirlenmesi zorunludur.
(2) Kabul etmeme protestosunun, kabule arz için belirli olan süre içinde çekilmesi gerekir. 694 üncü maddenin birinci fıkrasında gösterilen hâlde poliçenin ilk arzı vadenin son gününde olmuşsa, protesto o günün ertesi günü de çekilebilir.
(3) Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur. Görüldüğünde ödenmesi şart olan bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosu, ikinci fıkrada kabul etmeme protestosu için gösterilen süreler içinde çekilir.
(4) Kabul etmeme protestosu çekilmiş olması hâlinde ödeme için poliçeyi ibraz etmeye gerek olmadığı gibi, ödememe protestosu çekmeye de ihtiyaç yoktur.
(5) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın muhatap, ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış ise, hamil başvurma haklarını ancak poliçenin ödenmesi için muhataba ibrazından ve protestonun çekilmesinden sonra kullanabilir.
(6) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap veya kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmişse, iflas ilamının ibrazı, başvurma hakkının kullanılması için yeterlidir.

2. Şekli
a) Noterlikçe düzenlenmesi
MADDE 715- (1) Protestonun 716 ncı maddede belirtilen şekil ve surette noterlikçe düzenlenmesi gerekir.

VIII - Başvurma hakkının düşmesi
1. Genel olarak
MADDE 730
- (1) Hamil;
a) Görüldüğünde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şart olan poliçeyi ibraz,
b) Kabul etmeme veya ödememe protestosunu düzenleme,
c) “Gidersiz iade olunacaktır” kaydının bulunması hâlinde, poliçeyi ödeme amacıyla ibraz,
için belirli süreleri geçirirse, kabul eden kişi hariç olmak üzere, cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu hakları kaybeder.
(2) Hamil, kabul amacıyla ibraz edilmesi için düzenleyenin verdiği süreye uymazsa, kabul etmeme ve ödememe sebebiyle başvuru haklarını kaybeder; meğerki, düzenleyicinin yalnız kabule ait sorumluluğu istisna etmek istediği kayıttan anlaşılsın.
(3) Ciroda ibraz için bir süre şart kılınmışsa ancak ciranta bu süreyi ileri sürebilir.


T.C
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2016/18214
KARAR NO.2016/20497
KARAR TARİHİ.04/10/2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi


>SENEDİ DÜZENLEYEN "PROTESTO" EDİLMEDİĞİ İÇİN HAMİL, LEHTAR VE CİRANTA YA KARŞI MÜRACAAT HAKKINI KAYBEDER.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 01.10.2015 tarih, 2015/21494-22875 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda; senedin teminat amacıyla verildiğini, kambiyo vasfının bulunmadığını, borcun olmadığını, tahrifat yapıldığını ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, alacağın varlığının tespitinin genel mahkemede yargılama yapılmasını zorunlu kıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.

TTK'nun 778. maddesinin (eski TTK.nun 690/1) göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 714 ve 730. maddeleri (eski TTK 626 ve 642/2) uyarınca, muayyen bir günde veya keşide gününden veya görüldükten muayyen bir müddet sonra ödenmesi şartını havi bir bonoya dayanarak hamilin lehtara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır.

Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantayı takip edemez. Bir başka ifade ile senedi düzenleyen protesto edilmediği için hamil, lehtar ve cirantaya karşı müracaat hakkını kaybeder. İİK.nun 170/a-2. maddesi gereğince, icra mahkemesince alacaklının, kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunup bulunmadığı re'sen araştırılmak zorundadır.
Somut olayda, takibe konu bonoda itiraz eden borçlu ...'ın lehtar ciranta olduğu görülmektedir. Bu durumda, yetkili hamil olan alacaklının, borçlu hakkında takip yapabilmesi için, bonoyu düzenleyene ödememe protestosu göndermesi zorunludur. Ancak takip dosyası içeriğinden keşideciye ödememe protestosu gönderilmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, protesto koşulunun usulünce yerine getirilmemesi nedeniyle borçlu (lehtar ciranta) hakkındaki takibin İİK’nun 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali isabetsiz ise de, sonuçta takibin iptaline hükmedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının Dairemizce onanması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak bozulduğu anlaşılmakla, borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 01.10.2015 tarih ve 2015/21494 Esas, 2015/22875 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, sonucu itibariyle doğru olan ... 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 05.11.2014 tarih ve 2014/1016 E.-2014/1412 K. sayılı mahkeme kararının İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 04/10/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.



T.C
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2016/617
KARAR NO.2016/3995
KARAR TARİHİ.16.02.2016
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi



Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu..... . San. Tic. A.Ş. ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından dört adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra mahkemesine senetlerdeki imzaların borçlu firma yetkilisine ait olmadığından bahisle takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece davanın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nun 714 ve 730. maddeleri uyarınca, muayyen bir günde veya keşide gününden veya görüldükten muayyen bir müddet sonra ödenmesi şartını havi bir bonoya dayanarak hamilin lehtara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protestoedilmesine bağlıdır.
Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantayı takip edemez. Bir başka ifade ile senedi düzenleyen protesto edilmediği için hamil, lehtar ve cirantaya karşı müracaat hakkını kaybeder. İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince, icra mahkemesince alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkının bulunup bulunmadığı re'sen araştırılmak zorundadır.

Somut olayda, takibe konu bonoda itiraz eden borçlulardan.... firmasının lehtar,.... firmasının da ciranta olduğu görülmektedir. Bu durumda, yetkili hamil olan alacaklının, cirantalar hakkında takip yapabilmesi için, bonoyu düzenleyene ödememe protestosu göndermesi zorunludur. Ancak, alacaklı vekilinin protesto evraklarının ibrazı için yapılan tebligata rağmen, herhangi bir belge sunmadığından alacaklının, itiraz eden cirantaları takip hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

O halde, mahkemece, bu husus re'sen gözetilerek İİK'nun 170/a maddesi uyarınca itiraz eden borçlu Koza firması yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.



SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.